17 Nisan 2012 Salı

TRABZONSPOR YÖNETİMİ

Trabzon yönetiminde aklı başında bir tane adam yok mudur? Galiba yok.  
Ellerine almışlar bir körük, nerede ateş var diye aranıp duruyorlar.
Her açıklamaları ayrı bir skandal.
Gün geçmiyor ki yeni bir temel fıkrası duyulmasın.
45 yaşında, 6 kez şampiyon olmuş ama yönetimi yok.
Lig bitmiş, şampiyon belli, tescil edilmiş ve kupası verilmiş. Her gün kupamızı verin diye dilencilik yapıyorlar.
Mahkeme süreci var, disiplin süreci var, tahkim süreci var bunlar bitmeden tescil bozulur mu? Hayır.
Bunu bilmiyorlar mı? biliyorlar. Dertleri ne?
Bilmiyorum! onun için soruyorum akil bir yönetici yok mu diye.

Hocaları çıkıp "Fenerbahçe'nin oyuncusu ve hocası şike yapmadı" diyor.
Yönetimi mektupla kupa istiyor.
Bu cahil insanların futbola vereceği bir şey yok.
Bunlar değil mi ki atılan taşa "magnum mu sıktık",
ağzı açık atılan çakıya, "ne malum Volkan'ın eldivenine gizlemediği" diyebilen beyne sahip, Aziz Yıldırım'lı dolar basıp dağıtan, Trabzona gelmesinler, diye tehdit eden.
Bunlar mı futbola bir şey verecek?
Bunların yapacağı en iyi şey futbolumuzdan ellerini çekmek olur. "Bize her yer Trabzon" diyerek, rakiplerine saygısızlık ederken, aslında Trabzon'u bile kendilerine gurbet yapanlar.
3/4 bizi destekliyor diye maç ve puan dilenenler mi ahlaklı, temiz insanlar.
E! bi defolun gidin Trabzon yönetimi artık.
Her yangına körük tutmakla ne kazanacaksınız? Sonunda çıkartacağınız yangın herkesle birlikte sizi de yakacak.

14 Mart 2012 Çarşamba

FENERBAHÇELİ

Fenerbahçeli onurlu insandır...
Fenerbahçeli gururludur...

Onun için hediye edilmiş, karşısında mücadele etmeyen bir rakibe karşı kazanılmış maç, kupa, başarı vs. ne varsa, istemez.

Ve işte Fenerbahçe büyüklüğü onun için adı konamaz bir olgudur.

Fenerbahçeli hiç bir rakibinin "kendisine yatmasını" istemez.
İstediği tek ve adalet duygusuna olan inancına sığdırabileceği gerçeklik şudur; "Bana karşı terinin son damlasına kadar mücadele edecek bir rakiple oynamak isterim, böyle bir rakipten beklentim ise yarıştığım rakibime karşı da aynı ciddiyetteki mücadelesidir."


Onun için Fenerbahçenin kazandığı kupa ve şampiyonluklar zor olmuştur. Bir o kadar da anlamlı ve doyumsuz bir hazzı vardır.

3/4 ün kendisinin değil, rakibinin başarılı olmasını istemesini diler.

Son maçta kaybeder, kupayı verir, alnı ak, başı dik, rakibini tebrik eder.

Boşuna debelenmeyin, müzesinde ne varsa verir, başkanını vermez. Siz Fenerbahçeliyi kendinizle kıyaslamayın. Onun değerlerini siz tehayyül bile edemezsiniz. Anlamak istiyorsanız o kutsal çubukluyu giyip Saracoğluna gelmeli, onunla omuz omuza en az bir maç izlemeli, yüreğine, coşkusuna ortak olmalısınız.

Eğer birazcık insani duyguya sahipseniz işte o zaman azıcıkta olsa anlarsınız.

O başın daima dik duracak, sen hiç bir alçaklığın içinde olmadın çünkü.

NE MUTLU TÜRKÜM DİYENE, NE MUTLU SANA FENERBAHÇELİ !!!


29 Şubat 2012 Çarşamba

TEMİZLİG

Aziz YILDIRIM   

Türk Futbolunu, Türk Sporunu temizlemek yine Fenerbahçemize düştü.
Temizlik için yetmedi, ikisi son maçta olmak üzere açıkça gaspa giden sayısız şampiyonluk.
"Bu lig kirli diye kükredi" kaç bakan, kaç milletvekili salyalı salyasız.
Fenerbahçe şampiyon olamadı ve temizleyiverdi ligimizi.
TFF Başkanı zikretti bu kez de.
"Sivası yenmeseydiniz, lig temiz kalacaktı, dava açılmayacaktı"
Sivası yenip şampiyon olduğumuz için ülkemizin 3/4 ünden özür dileriz.
Diyetimiz olarak sayın başkanımızı, AZİZ başkanımızı kabul buyurunuz, 
Fenerbahçesine dokunmayın yeter. İstediğiniz kadar yatar, temizler liginizi.
Eğer yetmez ise 25 milyon temizlig-ci emrinmdedir, bir mesaj yeter, gelip hepsi yatar.
Yeter ki temizlig isteyin siz. 
Ne demişti başkan; suçlular cezalandırılmadığı yerde yargıçlar mahkum olur. 
Ne demiştik; Ordusu hapiste, teröristi mecliste bir ülkede ... polat dışarda, Aziz Yıldırım tutuklu.


PARA NEREDE ADNAN BEY?


Galatasaray 1,5 M$ ın hesabını veremiyor.
Para nereye verilmiş belli değil.
Song'a verildi deniyor ama hesaplar tutmuyor, "akıl dışıdır" diyor hesabı inceleyen uzmanlar.
Bu kez, şoför alıp futbolculara dağıttı diyorlar. Şoför "ben almadım" diyor ifadesinde.
"Ne para aldım, ne de makbuz imzaladım" bu kadar basit.
Hani nerede ROK, Baransu ve bilumum Bab-ı Ali cematı yada QTM diye soralım.
Para nerede Adnan Bey?
Ali İPEK sen söyle bari. Para nerede?
Adnan POLAT hesabını veremiyor paranın.
 Ali Bey siz biliyorsunuz sanırım, mertçe çıkıp söyleyin.
Para nerede beyler?
Bu gün adaletin bekçiliğine soyunanlar yıllardır şikenin teşvikin yapımcılığını üstlenmiş organizatörlerdir.
Hiç örnekleme yapmaya gerek yok. 2006, Ankara Gücü, Malatya demek yeterli sanırım.
Bir bu tarafı var bu işin; bütün ülkenin telaffuz ettiği, bir çırpıda sayılan 3 şike/teşvik olayları.
Bir de son maçta 2 kere şampiyonluk kaybetmiş bir camia var ortada.
Masum olan hapiste, suçlulukları kamu vicdanında onaylanmış olanlar adalete bekçi.
Ne günlere kaldık.
Ordusu hapiste, teröristi mecliste bir ülkede Adnan Polat serbest ... Aziz YILDIRIM tutuklu.